Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), tasfiye sürecindeki yatırım fonlarında takas kesinliği ve pay blokajı uygulamalarına ilişkin kamuoyunda oluşan soru işaretlerine açıklık getirdi. 22 Ekim 2026 tarihli basın duyurusunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görüşülmekte olan Kanun Teklifi kapsamında yapılan açıklamada, Sermaye Piyasası Kanunu'nun 79'uncu maddesi uyarınca, sermaye piyasası araçlarına ilişkin takas talimatlarının, ilgili kuruluşların faaliyetlerinin durdurulması veya tasfiye sürecine girmesi durumunda dahi geri alınamayacağı ve iptal edilemeyeceği hatırlatıldı. Bu düzenlemenin, gerçekleştirilen işlemlere ilişkin takas yükümlülüklerinin geri döndürülemez biçimde yerine getirilmesini sağlayarak sermaye piyasalarına duyulan güveni korumayı amaçladığı belirtildi.
SPK, söz konusu hükmün TEFAS üzerinden verilen tüm talimatlara, işlemin hangi aşamada olduğuna bakılmaksızın uygulanmadığını vurguladı. Yatırım fonu katılma paylarının fon kurucusundan alınmasına ve kurucuya iade edilmesine imkân sağlayan TEFAS'ta verilen her satış talimatının, otomatik olarak tamamlanmış bir takas işlemi sayılmadığı ifade edildi. Özellikle pay blokajı alt hesabı (PBLK) statüsündeki yatırımcılar açısından, satış talimatının verilmiş olmasının veya sistemde bir kaydın bulunmasının takasın başladığını göstermediği kaydedildi. Takas işleminin, nakdin yatırımcı hesabına geçirilmesi ve fon katılma payı sahipliği kaydının kaldırılmasıyla tamamlandığı belirtildi.
Henüz takası tamamlanmamış talimatların tasfiye kapsamına alınmasının, fon varlıklarının yatırımcılar arasında adil dağıtılmasına katkı sağlayacağı ifade edildi. Pay blokaj kaydı bulunan yatırımcıların da toplam 455 bin 758 fon pay sahibi arasında yer aldığı ve ayrı bir grup oluşturmadığı vurgulandı. Kanun Teklifi'ndeki düzenlemenin tamamlanmış işlemleri etkilemediği, yalnızca takas süreci henüz tamamlanmamış talimatların kapsamda olduğu bildirildi. Bu talimatların, tasfiye sonucunda elde edilen tutarlar üzerinden diğer katılma payı sahipleriyle eşit koşullarda değerlendirileceği kaydedildi. Düzenlemenin amacının, fon pay sahiplerinin hukuki statüsünü açıklığa kavuşturmak ve tasfiye kapsamındaki haklarını belirgin hâle getirmek olduğu belirtildi.